Yonca Karakaş, izleyicinin gerçeklik algısını kullandığı objeler, mekan, durum ve karakterlerle değiştirerek yeni bir evren yaratan bir fotoğraf sanatçısı. Belleğinde yer edinen genetik mühendisliğiyle bitki, hayvan ve insan formlarıyla kurguladığı fotoğrafları, kimlik ve aidiyet duygusuyla şekillenen ideal yaşam algısı üzerinden izleyicisine aktarıyor.

Yaşın?
37.

Nerede yaşıyorsun?
İstanbul.

Eğitim durumun?
Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf ve Video Bölümü’nü bitirdim. Şu an İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde okuyorum.

Hangi alanda çalışıyorsun?
Fotoğraf. 

Bu alandaki rolün ne?
Çektiğim fotoğraflarda, sahne kurulumdan modelin makyajına kadar aklınıza gelebilecek birçok şeyi kendim yapıyorum. Yani bu anlamda hem fotoğrafçı, hem asistan, hem prodüksiyon, hem de sette çalışan biriyim.

Bu alanda ne kadardır çalışmaktasın?
Yaklaşık yedi yıldır.

Kendini bir proje üzerinde çalışırken kusursuz iş yapan biri olarak tanımlar mısın?
İnsan sanırım bu tanımı duymak için çalışıyor ama kusursuz olduğumu düşünmüyorum. İyi olabilirim belki ama kusursuz? Sanmıyorum.

Değişikliklere açık mısın?
Bazı konularda fazlasıyla açık, bazılarındaysa çok kapalıyım. Değişen konular karşısında tepkilerim de farklılıklar gösterebiliyor. 

Her olayın en az iki tarafı olduğunu düşünenlerden misin?
Bana kalırsa çok daha fazlasını düşünenlerdenim. Her durum kendi olasılığını yaratıyor çünkü.

Çoklu projelerde çalışmaktansa tek bir işe yoğunlaşmayı tercih mi edersin?
Tüm enerjimi ve konsantrasyonumu tek bir noktada toplamak bana daha mantıklı geliyor. Biri bitmeden diğeriyle ilgilenmek çoğu zaman benim için ilgi dağıtıcı bir durum. Ve o an elimdeki iş her ne olursa olsun, ilerlemiyor. Tabii bu bahsettiğim durum sadece iş hayatımla ilgili. İş dışındaki hayatımda her şey rahat. Bir sürü şeyi aynı anda yapıp bunu anlamıyorum bile. 

Kendini genel olarak ortamlarda en çok gülen kişi olarak tanımlar mısın?
Ortama göre değişen bir durum bu. Eğer çok yakın arkadaşlarım ya da ailemle birlikteysem aşırı derecede gülebilirim, eğlenebilirim (sanırım en çok da kendime gülüyorum). Bunun dışında daha çok dinleyen kişiyim.

Farklı disiplinlerden insanlarla kolektif çalışmayı sever misin?
2019 yılında Pg Art Gallery’de küratörlüğünü yaptığım After Us sergisinin hazırlığında kalabalık ve kolektif olmanın ne kadar eğlenceli ve öğretici olduğunu farkettim. O ana kadar sadece yalnız çalıştığım için bunun benim için bu kadar iyi olacağını bilmiyordum. Çok sevdim.

Tarih gerçekten de tekerrürden ibaret mi?
Bazı noktalarda çok açık bir şekilde tekerrür ediyor. Ama genel yanılgı, bu tarihsel olayları bizden bağımsız olarak gördüğümüzde başlıyor. Olayları değiştiren şey karşılaştığımız durumlarla ilgili verdiğimiz tepkilerdir. Kronik ve değişmeyen durumlar karşısında tepkilerimiz değişmiyorsa, sonuçları da değişmez. Kendi kendini devam ettiren fraktal bir sistemle karşılaşırız. Her ne kadar olaylar karşısında zihnin her zaman gri bir alanda olup esnek olmasından yana olsam da, hayatımıza giren benzer politikalar karşısında sert ve kararlı olmamız, gerçekleşmesi muhtemel tekerrürler açısından daha sağlıklı olacaktır.

Kuralların iyi sebeplerle koyulduğuna ve bir şekilde gerekli olduğuna inananlardan mısın?
İnsancıl ve etik olana dair konulan kuralları gerekli ve asla bozulmaması gereken değerler olarak görüyorum. Diğer türlü mevcut sistemi ayakta tutan ve sistemin devamlılığını koruyan tüm o kuralların, anlamdan muaf olduğu kadar sona da yakın olduğunu düşünüyorum.

Kendini sistemin bir parçası olarak görüyor musun?
Şu an burada bu soruları yanıtlamam bile, aslında sisteme dahil olduğumun bir göstergesi. Belirli bir ‘bulutta’ birbirimizle bağ kuruyor ve bu bağı besliyoruz. Genel anlamda sistemin dışında olmak gibi bir duruma inanmıyorum. Var olduğumuz andan itibaren hem doğanın sistemine hem de ürettiğimiz bu yapılar sistemine dahil oluyoruz. Belki yeni bir sistem için gösterdiğimiz çaba anlamlı olabilir ki onun da bir ‘sistem’ olduğunu ve evrilebileceğini bilmekte fayda var.

Mantığından ziyade iç sesinle mi çalışıyorsun?
İç sesim fazlasıyla şüpheci ve her durumda mutlaka bir mantık arar bu yüzden iç sesimin mantığıyla çalışıyorum.

İşlerin kendi istediğin şekilde yapılmadığını gördüğünde bu duruma sinirlenir misin?
Evet çünkü aşırı derecede takıntılı ve mükemmeliyetçi biriyim. Düşünülenin aksine bu hiç iyi bir şey değil.

Sorumluluk almayı seven biri misin?
Hiçkimse sorumluluk almayı sevmez. Sorumluluk dediğimiz şey yaşadığımız hayat içerisinde bizi bir yerden başka bir yere taşıdığı için, (ki bu taşıma doğası gereği yukarı doğru oluyor) sevmek ve uygulamak durumunda kalıyoruz. İşleri hızlandırmak için bildiğimiz en refleks yöntem bu.

Kolay heyecanlanır mısın?
Eğer çok sevdiğim ve inandığım bazı konulardan bahsediliyorsa ya da o durumlarla karşılaşıyorsam inanılmaz heyecanlanıyorum. Dinmesi uzun süren bir heyecan. Ama genelde aşırı sakin biriyim.

Bulmaca insanı mısın? 
Bahsettiğimiz şey gazetedeki kelime oyunuysa bence aşırı sıkıcı ve ezberlenebilir. Ama bir durum ya da olay ile ilgiliyse çok eğlenceli ki sanırım sizin sorduğunuzda bu.

Daha ziyade büyük resme bakanlardan mısın?
Hayır, daha ziyade detaylara takılan biriyim ve burada büyük bir zaman kaybı yaşıyorum. 

Sadece cevap vermek için cevap verenlerden misin? Bir nevi, son sözü ben söylemeliyimciler.
Hayır, daha ziyade iyi bir dinleyiciyim.

Planına sadık kalır mısın?
Biraz önce sorumluluk ile ilgili bahsettiğim şeye geri döneceğim. Eğer sorumluluklarım dahilinde planlar yapıyorsam, o zaman kesinlikle plana sadık kalmaya çalışırım. Ama genel olarak plan yapan biri değilim.

İnsanların tavsiye için başvurduğu bir kapı mısın?
Bazen belirli konularda evet.

Biri fikrini sorana kadar susanlardan mısın?
Konuya göre değişen bir durum bu bence. Eğer sevdiğim bir konuysa kesinlikle fikrimi söylerim hatta belki de daha da ileri gidip en sonunda herkesi buna ikna etmeye çalışırım. Ne saçma değil mi? 

Hangi durumda olursan ol, çıkış yolunu bulur musun?
Çevremizi saran binlerce olasılık var.  Her biri bir başkasına yine binlerce olasılık tanıyor, katlanarak artıyor. Bence çıkış yolu her zaman var.

Sana söylenene inanmak için, realistik dayanaklara ihtiyaç duyar mısın?
Her zaman! Bazen o dayanakları bile şüphe ile karşılarım 

Her durumda kısa yolu tercih edenlerden misin?
Değişken bir durum bu. Bazen evet bazen bilerek hayır.

Kendine akışa bırakır mısın?
Keşke bunu yapabilsem. Düşünmesi bile rahatlatıcı. 

Kendi yolunu kendin mi çizersin?
Çocukluğumdan beri. 

İstikrar senin için önemli mi?
Var olmak ve onay almak için çabalarken kimin için değil ki?