Olgun Kaşıkçı, eserlerinde gotik temayı kullanmayı tercih eden bir illüstratör. Yaptığı işlere renk katmak istiyor ve başarının istikrar ile kazanılacağını düşünüyor.

Yaşın?
30 yaşındayım.

Nerede yaşıyorsun?
İstanbul, Kartal.

Eğitim durumun? 
Yeditepe Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü mezunuyum.

Hangi alanda çalışıyorsun?
Tasarım, Sanat Direktörlüğü ve İllüstratörlük alanlarında çalışmaktayım. Le Koko Collective’de Sanat Direktörlüğü yapıyorum.

Bu alandaki rolün ne? 
Olabildiğince bu ülkeye ve yaptığım işlere renk katmak!

Bu alanda ne kadardır çalışmaktasın?
4 yıldır. 

Kendini bir proje üzerinde çalışırken kusursuz iş yapan biri olarak tanımlar mısın? 
Proje o zaman hiçbir zaman bitmiyor ama yaptığım iş konusunda insanların fikirlerini almayı seviyorum. O zaman neredeyse kusursuza yakın bir tatmin duygusu yaşıyorum. 

Değişikliklere açık mısın? 
Evet, olabildiğince. Pandemi sürecinde değişikliğin ne kadar önemli olduğunu anladım.

Her olayın en az iki tarafı olduğunu düşünenlerden misin? 
Bazen. Ne var ki genellikle hangi taraf bizim mantığımıza daha çok sığıyor ise o tarafın terazisinin daha ağır basması gerekiyor. Yoksa hep skeptik bir şekilde yaşarız bence.

Aynı anda çoklu projelerde çalışmaktansa tek bir işe yoğunlaşmayı tercih mi edersin? 
Alanım multi-task çalışmaya hep açık. Diğer türlü hayatın, işin ritmine yetişemiyoruz. Tek bir işe yoğunlaşmak aslında bir hayal ve tabii ki bunu daha çok isterim. 

Kendini genel olarak ortamlarda en çok gülen kişi olarak tanımlar mısın? 
Bazen evet. ‘’Yaşlandıkça’’ her şey çok ciddi oluyor. Mutluluğu paylaşmayı seviyorum. Zaten senin enerjin çevreni de etkiliyor ve güzel bir aura bürüyor ortamı. Bu çok güzel! Çok ciddi ortamlarda kendimi tutamıyorum çünkü genellikle böyle yerlerdeki yapaylığın farkına vardığımda gülme geliyor. Askerde kendimi zor tuttum.

Farklı disiplinlerden insanlarla kolektif çalışmayı sever misin? 
Çalıştığım yer Le Koko tamamen kolektif bir yapıya sahip ve bazı sanatçılarla ve tasarımcılarla proje bazlı olarak kolektif çalışma yoluna da gidiyoruz. Bu işi daha keyifli hale getiriyor. Hem karşındaki sanatçıyla samimi olup onun zihniyetini anlamak hem de sohbet edebilmek işin en güzel yanı.

Tarih gerçekten de tekerrürden ibaret mi? 
Kesinlikle. Günlük hayatta aradığımız her şeyin cevabı aslında tarihte var ama okumak ve o problemi bulmak zor. Zaman istiyor. 

Kuralların iyi sebeplerle koyulduğuna ve bir şekilde gerekli olduğuna inananlardan mısın? 
Kuralları bilemem çünkü yeniliğe giden bazı yollar bunları yıkmaktan geçiyor. Lakin ahlaka ve empatiye inanıyorum.

Kendini sistemin bir parçası olarak görüyor musun? 
Görmez-dim. Geçenlerde Zincirlikuyu metrosunda insanlarla aynı ritimde merdivenleri çıktığımın farkına vardım. Sanırım kaçmak imkânsız…

Mantığından ziyade iç sesinle mi çalışıyorsun? 
Evet. Duruma göre diyebilirim. 

İşlerin kendi istediğin şekilde yapılmadığını gördüğünde bu duruma sinirlenir misin? 
Ehehehe. Buna alışmak zor oldu ama kolektif bir iş yapıyorsak herkesin fikri önemli. Projenin hepimizin içine sinmesi daha tatmin edici.

Sorumluluk almayı seven biri misin
Evet. Genelde sorumluluk almamamızın nedeni onun gözümüzde büyümesi. Hayatta tanıştığım insanlar gözümdeki o büyük merceği alıp değiştirdi. Eğer günlük hayatımı aşırı derecede etkilemeyecekse o sorumluluğu seve seve alırım.

Kolay heyecanlanır mısın?
Evet. Bu, sanırım aynı zamanda beni kolay üzülen yapıyor. 

Bulmaca insanı mısın? 
Konsol oyunlarını severim ve birçok oyunda bulmacalı alanlara denk geliyorum. O an hissettiklerim ise tamimiyle nötr ama yapmaktan keyif alıyorum. Umarım anlatabilmişimdir… Eheh.

Daha ziyade büyük resme bakanlardan mısın? 
Evet.  Ama bazen büyük resme bakarken karşı tarafa bunu aktarmak zor olabiliyor. 

Sadece cevap vermek için cevap verenlerden misin? Bir nevi, son sözü ben söylemeliyimciler. 
Hayır. Hayatımda asla son sözü söylemedim… Ehehe.

Planına sadık kalır mısın? 
Eskiden zor olurdu ve gözümde büyürdü. İş hayatına girdiğimden bu yana hep bir plan üzerine yaşıyorum.

İnsanların tavsiye için başvurduğu bir kapı mısın? 
Duruma göre değişiyor. Bildiğim şeyleri paylaşmayı çok severim. Zaten paylaşılmayan bilgi değersiz bilgidir. Duygusal konularda ise bazen kendimin yapamayacağı şeyleri öneriyorum. Bu da biraz samimiyetsiz geliyor.

Biri fikrini sorana kadar susanlardan mısın? 
Evet. Ya da müsaade isteyerek fikrimi paylaşmayı tercih ederim. Bu tabii ki karşı tarafın fikirlerine her zaman ayak uydurduğum anlamına gelmiyor.

Hangi durumda olursan ol, çıkış yolunu bulur musun? 
Evet. Her şey o kadar zor değil. 

Sana söylenene inanmak için, realistik dayanaklara ihtiyaç duyar mısın?
İnsandan insana değişir ya da kaynaktan kaynağa.

Her durumda kısa yolu tercih edenlerden misin? 
Yolu bilmekle yolu yürümek ayrı şeyler. O yüzden duruma göre değişiyor.

Kendine akışa bırakır mısın? 
Hayattan bahsediyorsak, ne kadarı kontrolümüz altında ki? Özgür irade ve kader dediğimiz şeyler rolleri yarı yarıya paylaşıyor. 

Kendi yolunu kendin mi çizersin?
Kesinlikle! Diğer türlü birilerinin varyasyonu oluruz. 

İstikrar senin için önemli mi?
İstikrar EŞİTTİR başarı bence. Özellikle bir sanatçı için bu çok önemli.