Kuvvetli bir teorik alt yapı ve hayata dair olgun bir bakış açısı Meltem'ın sanatını besleyen ana unsurlar. Geriye çok çalışmak ve emek vermek kalıyor. O, bu durumdan kesinlikle şikayetçi değil.


Yaşın?
32

Nerede yaşıyorsun? 
Marmaris, Muğla.

Eğitim durumun? 
Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü’nden fakülte birinciliğiyle mezun olduktan sonra, Fulbright bursiyeri olduğum Maryland Institute College of Art'ta (MICA) İllüstrasyon alanında yüksek lisansımı tamamladım. 

Hangi alanda çalışıyorsun?
Sanat ve tasarım.

Bu alandaki rolün ne? 
Son zamanlarda illüstrasyon ve animasyonlar üretip, markalar için de çeşitli Instagram filtreleri üretiyorum. İçerik olarak da feminizm, queer, toplumsal cinsiyet eşitliği ve beden olumlama konuları üzerine çalışıyorum. Türkiye'de yetişen bir sanatçı olarak, kusurlu ve geçici olan güzelliği anan Doğu kültürü ile birlikte Batı kültürünün idealize edilmiş güzelliğini gözlemliyorum. Çocukluğumdan beri Doğu kültürüyle, evrenin tuhaflığı, ayrıntılarının güzelliği ve geçen zamanının melankolisiyle ilgilendim. Resimlerimle, bireyleri kendi varoluşlarından yabancılaştıran gerçek hayatın varsayımlarını taklit eden bir model yaratmaya çalışmak yerine, belirli bir ırk, sosyal statüye dahil olmayan insancıl, güzelliğin niteleyici özelliklerinden uzak, seks-pozitif tutum içerisindeki figürler oluşturmaya çalışıyorum.

Bu alanda ne kadardır çalışmaktasın?
İlk profesyonel illüstrasyonumu, liseyi bitirdiğim yıl olan 2008’de Trendsetter için yapmıştım. O zamandan beri illüstrasyonla sınırlı kalmayıp, oyuncak tasarımı, animasyon, GIF ve Instagram filtreleri gibi farklı alanda üretimlerime devam ediyorum. 

Kendini bir proje üzerinde çalışırken kusursuz iş yapan biri olarak tanımlar mısın? 
Yaptığım işe göre çok değişken olan bir durum aslında bu. Kendim için, sanatçı kimliğimle ürettiğim işlerde daha içgüdüsel ve süreç odaklı çalışmayı tercih ederken (My Quarantine Friend, sketches with+for+from ai, Anıt Sayaç gibi), markalar için tasarımcı kimliğimle çalışırken ise daha araştırma ve sonuç odaklı, karşı tarafın sorularına cevap verdiğim bir çalışma rutininde (Islandman Instagram filtresi, İBB İstanbul The Lights Festivali’ne ürettiğim mural illüstrasyon, Mekanda Adalet Derneği için yaptığım illüstrasyon gibi) üretiyorum.

Değişikliklere açık mısın? 
İllüstrasyon eğitimi almış olsam da, illüstrasyonun sadece iki boyutta var olmadığına inanıp, oyuncak tasarımları, GIF’ler, Instagram filtreleri gibi değişik pratikleri sorguladığım bir üretim sürecine sahip olduğumu düşünüyorum. Dolayısıyla değişikliklere her zaman açık olmaya çalışıyorum. Hatta kullandığım teknik ve materyallerin de değişkenlik göstermesi ve benim sürekli olarak bir sorgulama/araştırma döngüsünde olmam da bunu destekler nitelikte. Farklı alanlarda iş yapmak, bunları yapabilmek için bir şeyler öğrenmek, tekniğin doğasından doğan kısıtlamalar ve özgürlükler bana büyük keyif veriyor. 

Her olayın en az iki tarafı olduğunu düşünenlerden misin? 
İkilikler, 0-1'ler, siyah beyazların üzerinden olayları ve durumları değerlendirmekten ziyade her şeyi spektrum olarak algılamak ve ortaya çıkan gri alanlardan beslenmek benim düşünce tarzıma daha yakın.

Aynı anda çoklu projelerde çalışmaktansa tek bir işe yoğunlaşmayı tercih mi edersin? 
Hayır aksine, aynı anda pek çok projelerde yer alıyorum. Farklı projelerin de birbirini beslediğini düşünüyorum. Devam eden bir projede bir süre sonra önümü görememeye başlıyorum. Tam da bu noktada, farklı projeye gidip geri geldiğimde her şey eskisinden daha net hale geliyor.

Kendini genel olarak ortamlarda en çok gülen kişi olarak tanımlar mısın? 
En çok kahkaha atan değil de, en çok gülümseyen kişi ben olabilirim.

Farklı disiplinlerden insanlarla kolektif çalışmayı sever misin? 
Son yıllarda katılımcı-üretim süreçleri üzerine yoğunlaşıyorum. Ve bunun da bana çok şey kattığını düşünüyorum. Örnek olarak, INCOMPLIT ile beraber yaptığım iş olan Pamuk Prensler ve Uyuyamayan Güzeller kitabımızdan bahsedebilirim. Kitabımız Pamuk Prensler ve Uyuyamayan Güzeller, Suriyeli ve Türkiyeli çocuklar ile yapılan, INCOMPLIT’in 12 haftalık Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Atölyeleri kapsamında benim tarafından yürütülen illüstrasyon seansının bir ürünü. Kitap, STK çatısı altındaki çocukların atölye süresince yaptıkları kalıp dışı kahramanların keşfedilme hayalini taşıyor. Modüler yapısı sayesinde kitap kahramanlarına farklı sıfat ve bedenlere bürünme fırsatı verirken, yıllardır kulağımıza fısıldanan hikayelerin zihnimizde bıraktığı izlere yeni bir boyut katmayı amaçlıyor. Kız ve erkek çocuklarının kahramanlarının cinsiyet kalıplarını aşıp özgürleşmesini hayal ediyor ve tüm çocuk ve yetişkinleri bu serüvene davet ediyor. İçerisinde bu kadar farklı disiplini ve farklı çalışma metotlarını barındıran bu iş, benim kolektif çalışma anlamında en sevdiğim işlerden biri oldu.


Tarih gerçekten de tekerrürden ibaret mi? 
Eğer bu soruya Nietzsche’nin zaman algısı üzerinden cevap verirsem; bengi dönüş düşüncesine göre, geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek sonsuz tekrar eder.

Kuralların iyi sebeplerle koyulduğuna ve bir şekilde gerekli olduğuna inananlardan mısın?
Bu soruya tasarımcı kimliğimle cevap verirsem; evet bazı sınırlarım ve kuralların büyümeye ve gelişmeye yol açtığını ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Ama yine de bu kuralların gerekliliği projeye göre bile çok değişiyor.

Kendini sistemin bir parçası olarak görüyor musun?
Bulunduğum sistemin kurallarına bir nebze uyarak, o sistem içerisinde genişleme, esneme yaratmaya çalışıyorum. Kendi sanatımla en büyük değişimi de böyle yaratabileceğimi düşünüyorum.

Mantığından ziyade iç sesinle mi çalışıyorsun? 
Üretirken mantık ve iç sesimin, eril ve dişil yanımın bir arada olduğu bir akışta çalışıyorum.

İşlerin kendi istediğin şekilde yapılmadığını gördüğünde bu duruma sinirlenir misin? 
Teslim ettiğim, el sıkıştığımız bir işin sonradan benden habersiz değiştirilmesi beni elbette hoşnut etmez.

Kolay heyecanlanır mısın? 
Evet çevremdeki yeniliklerden, farklılardan kolayca stimüle olurum. 

Bulmaca insanı mısın? 
Eğer bulmacayı, problem çözmek olarak okursak evet.

Daha ziyade büyük resme bakanlardan mısın? 
Bir sanatçı olarak sistemin içindeki örüntüleri kolayca gözlemleyebilirim. Ama bazen de detaylara takıldığım doğrudur.



Planına sadık kalır mısın? 
Tahayyül ettiğim işe sadık kalırım. Ama ona uyabilmek adına bazen takvimimden taviz veririm.

İnsanların tavsiye için başvurduğu bir kapı mısın?
 
Evet, hem özel hayatımda hem de profesyonel hayatımda bildiklerim ve deneyimlediklerimi elimden geldiğince paylaşmaya çalışırım.

Biri fikrini sorana kadar susanlardan mısın? 
Müdahale etmem gerektiğini düşündüğüm durumlarda susmam, ancak bunu kimseyi suistimal etmeden yapmaya gayret gösteririm.

Hangi durumda olursan ol, çıkış yolunu bulur musun? 
Evet, gerekirse tünel bile kazar, çıkarım.

Sana söylenene inanmak için, gerçekçi dayanaklara ihtiyaç duyar mısın? Çoğu zaman evet, bazen de hayır.

Her durumda kısa yolu tercih edenlerden misin? 
Hayır. Hatta bazen kendimi gerektiğinden daha uzun yollara bile sokarım.

Kendini akışa bırakır mısın? 
Genelde kendi akışımı kendim yaratırım. Benim elimde olmayan ve sıkışacağımı hissettiğim durumlardaysa adapte olur, kendimi akışa bırakmaya çalışırım.

Kendi yolunu kendin mi çizersin? 
Çoğunlukla evet.

İstikrar senin için önemli mi?
Sanatçı olmakla ilgili o, ‘ilham beklediğin bohem, romantik algı’nın artık geçerli olduğunu düşünmüyorum. Emek vererek, çalışarak geliştiğimi, büyüdüğümü düşünüyorum.