Lal, mantıksız bir dünyada yaşadığımızı düşünüyor ve kuralları yıkmaya son derece meyilli. Kendisiyle içgüdü ve aklın kesiştiği noktada buluşuyor ve konuşmaya başlıyoruz.

Yaşın?
27

Nerede yaşıyorsun?
Amsterdam.

Eğitim durumun?
Yüksek lisansımı tamamlıyorum.

Hangi alanda çalışıyorsun?
Sanat ve teknolojinin kesiştiği alanlarda projeler üretiyorum.

Bu alandaki rolün ne?
Bu kesişimi performans, sese reaktif görseller, kodlama bazlı online şiir gibi farklı medyumlar üzerinden irdeliyorum. Projelerim için fikir geliştiriyorum, kodlama veya video yolu ile dijital içerik yaratıyorum ve bu dijital içerikleri fiziksel mekanlarda hayata geçiriyorum. Aynı zamanda Put Out İstanbul adlı sanat platformunun görsel kimliği ile ilgileniyorum.

Bu alanda ne kadardır çalışmaktasın?
2014 yılından beri kendi projelerimi üretiyorum.

Kendini bir proje üzerinde çalışırken kusursuz iş yapan biri olarak tanımlar mısın?
Böyle bir tanımlamayı tabii ki yapamam, hatasız kul olmaz! Ama hatalarımdan ders alıp aynısını bir daha tekrarlamamaya çalışırım.

Değişikliklere açık mısın?
Açık olmaya çalışıyorum. Yaratma sürecim için değişikliğe ve yeniliğe ihtiyacım var.

Her olayın en az iki taraf olduğunu düşünenlerden misin?
Tabii ki. Her zaman iki tarafı objektif olarak göremesek de.

Aynı anda çoklu projelerde çalışmaktansa tek bir işe yoğunlaşmayı mı tercih mi edersin?
Birkaç proje ile aynı anda ilgilenmeyi seviyorum.

Kendini genel olarak ortamlarda en çok gülen kişi olarak tanımlar mısın?
Tam kadınına sordunuz. Kendimle ilgili en çok sevdiğim şeylerden biri çok gülmemdir.

Farklı disiplinlerden insanlarla kolektif çalışmayı sever misin?
Farklı disiplinlerden insanlar bir araya gelip herkes kendi deneyimini ve bilgisini paylaştığında ortaya çok yaratıcı ve özgün işler çıkabiliyor. Ben farklı alanlardan insanlarla çalışmayı seviyorum çünkü farklı bir bakış açısı sunabiliyorlar. İşini tutku ve özveri ile yapan insanlarla çalışmak çok zevkli.

Tarih gerçekten de tekerrürden ibaret mi?
Umarım değildir, daha iyi olabileceğimize inanmak istiyorum.

Kuralların iyi sebeplerle koyulduğuna ve bir şekilde gerekli olduğuna inananlardan mısın?
Çok kapsamlı bir soru ve tek bir cevabı yok bence. Örneğin, trafik kurallarının iyi sebeplerle koyulduğuna inanıyorum. Fakat aynı zamada da mantık çerçevesine sığmayan kuralların da gerekli olmadığına inanıyorum. Ya da belki de bazı kurallar sadece saçmadır mesela? Postmodernizm akımının ana özelliklerinden birisi Modernizm’in belirlediği kuralların dışına çıkmasıydı, iyi ki de çıkmış. Mantıksız bir dünyada yaşadığımızı düşünüyorum, belki de bazı kuralların dışına çıkmanın vakti gelmiştir.

Kendini sistemin bir parçası olarak görüyor musun?
Kendimi yaratıcı ve doğal bir ekosistemin bir parçası olarak görüyorum. Başka sistemlerde ister istemez hepimiz yer almıyor muyuz?


Mantığından ziyade iç sesinle mi çalışıyorsun?
Çoğu zaman bir görsel, şiir veya performans yaratmaya içgüdüsel bir his ile başlıyorum ama galiba bir noktada mantık hep devreye giriyor.

İşlerin kendi istediğin şekilde yapılmadığını gördüğünde bu duruma sinirlenir misin?
İnsanlarla birlikte çalışıyorsam neyin nasıl olacağına önceden grupça karar veriyoruz. Bu durum çerçevesinde işlerin neden değişik yapıldığının da bir nedeni olmalı. Nedeni mantıklı ise ve bizi daha güzel bir sonuca ulaştırmışsa sinirlenmem. Hep benim istediğim olacak diye bir derdim yok.

Kolay heyecanlanır mısın?
Çok! Beni heyecanlandıran çok şey var.

Bulmaca insanı mısın?
Çocukken çapraz bulmaca çözerdim. Artık çözemediğim bulmacalardan hikayeler yaratmayı seviyorum.

Daha ziyade büyük resme bakanlardan mısın?
Konuya göre değişiyor. Detaylarda kaybolduğum da çok oldu.

Sadece cevap vermek için cevap verenlerden misin? Bir nevi, son sözü ben söylemeliyimciler.
Bu soruyu arkadaşlarıma sormak lazım. Benim cevabım hayır olurdu.


Planına sadık kalır mısın?
Bazen işler umduğumuz gibi gitmiyor ama ben kendi planlarıma sadık kalmaya çalışıyorum.

İnsanların tavsiye için başvurduğu bir kapı mısın?
Genelde tavsiye isteyen taraf ben oluyorum.

Biri fikrini sorana kadar susanlardan mısın?
Eğer önemli olduğuna inanıyorsam fikrimi beyan etmekten çekinmem.

Hangi durumda olursan ol, çıkış yolunu bulur musun?
Başka bir yolu var mı?

Sana söylenene inanmak için, gerçekçi dayanaklara ihtiyaç duyar mısın?
Kaynağa bağlı olarak değişiyor ama genelde söylenenleri bir de kendim araştırıyorum ve kendi sonucuma varıyorum. Özellikle etrafta çok bilgi kirliliği olduğu bu dönemlerde bunun doğru olduğunu düşünüyorum.

Her durumda kısa yolu tercih edenlerden misin?
Özellikle kısa yol aramıyorum ama üzerinde olduğum yol bir de kısa ise ne âlâ.

Kendini akışa bırakır mısın?
2021 yazının en çok duyduğum kelimesi ‘akış’ oldu... Kendimizi bıraksak da bırakmasak da zaman akıyor, yollar akıyor, hayat akıyor. Şu an farkındayım ki bir akışın içerisindeyim. Eskiden de bir akışın içerisindeydim sadece farkında değildim. Kendimi akışa bırakmadığımı söylersem sadece akışın farkına varmamış olurum. Direnmenin bir manası yok herhalde.

Kendi yolunu kendin mi çizersin?
Ben yola bir yerden başlıyorum, sonra yol benden bağımsız kendini çiziyor, kıvrılıyor, değişiyor ve ben de ayak uyduruyorum.

İstikrar senin için önemli mi?
İstikrarlı bir şekilde hayallerimi kovalamak, kendimi geliştirmek ve üretmek benim için önemli. Sevgili Gaye Su Akyol’un da dediği gibi ‘istikrarlı hayal hakikattir.’