Kuntay Seferoğlu bir ses sanatçısı ve tasarımcı. Ses ve bedenin etkileşimini tasarım ve performans aracılığıyla keşfediyor. 

Yaşın? 
23.

Nerede yaşıyorsun?
İstanbul.

Eğitim durumun? 
Bilgi Üniversitesi, Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünden mezunum.

Hangi alanda çalışıyorsun? 
Sanat ve medya.

Bu alandaki rolün ne?
Ses sanatçısı ve tasarımcıyım.

Bu alanda ne kadardır çalışmaktasın?
4 sene oluyor.

Kendini bir proje üzerinde çalışırken kusursuz iş yapan biri olarak tanımlar mısın?
Kusursuz iş için yeterli vakit olmadığına inanıyorum. Fakat aşırı detaycıyımdır ve geceleri rahat uyumak için elimden gelen en iyisini yapmayı seviyorum.

Değişikliklere açık mısın? 
Açığım hatta sever ve ararım. 

Her olayın en az iki tarafı olduğunu düşünenlerden misin?
Kesinlikle.

Anda çoklu projelerde çalışmaktansa tek bir işe yoğunlaşmayı tercih mi edersin? 
Ne kadar tek bir işe yoğunlaşmayı sevsem de bir şeyler yaparken hep başka bir şeyler tasarlarken buluyorum kendimi. Sanırım beni rahatlatıyor, birinden yorulunca öbürünü düşünmek. Genellikle farklı disiplinlerde oluyor.

Kendini genel olarak ortamlarda en çok gülen kişi olarak tanımlar mısın? 
Pek farkında değildim ama bunu söyleyen çok insan oluyor.

Farklı disiplinlerden insanlarla kolektif çalışmayı sever misin? 
İçinde bulunmayı en sevdiğim durumlardan biri diyebilirim. Öğrenmek, paylaşmak ve gerçekten tanışmak için harika fırsatlar oluyor.

Tarih gerçekten de tekerrürden ibaret mi? 
Emin değilim ama insan beyni düzen görmekte çok başarılı.

Kuralların iyi sebeplerle koyulduğuna ve bir şekilde gerekli olduğuna inananlardan mısın? 
Türkiye’de yaşayan bir birey olarak buna inancım pek kalmadı.

Kendini sistemin bir parçası olarak görüyor musun?
Bu soruyu ekolojik olarak alıp evet diyorum.

Mantığından ziyade iç sesinle mi çalışıyorsun? 
Her ikisini de özenle dinleyip karar vermeyi seviyorum.

İşlerin kendi istediğin şekilde yapılmadığını gördüğünde bu duruma sinirlenir misin? 
Birileriyle çalışıyorsam iyi bir takım arkadaşı olmaya çabalıyorum. Fakat bazen içimdeki despota engel olamıyorum.

Sorumluluk almayı seven biri misin? 
Doğruyu söylemek gerekirse pek sevmem ama yaşlandıkça alışıyorum.

Kolay heyecanlanır mısın? 
Evet… Çoğu zaman bu bir problem mi acaba diye düşündüğüm bile oluyor.

Bulmaca insanı mısın?
Evet.

Daha ziyade büyük resme bakanlardan mısın
Hayatımın o andaki gidişatı algımın üstünde bir hayli etkili oluyor. Eğer stressiz bir dönemdeysem büyük resmi rahatça görebiliyorum. Tam tersi durumlarda ise kendimi detaylarda boğulurken buluyorum.

Sadece cevap vermek için cevap verenlerden misin? Bir nevi, son sözü ben söylemeliyimciler. 
Dinlemeyi konuşmaya tercih edenlerdenim. Gerekmedikçe konuşmayı pek sevmiyorum.

Planına sadık kalır mısın?
Plan yapmaktan pek hoşlanmam. Değişime ve bilinmezliğe hep açık bir kapı bırakırım.

İnsanların tavsiye için başvurduğu bir kapı mısın?
Sanırım.

Biri fikrini sorana kadar susanlardan mısın?
Eğer hâkim olduğum bir konu değilse ve karşımda bariz bir yanlış görmüyorsam evet.

Hangi durumda olursan ol, çıkış̧ yolunu bulur musun?
Bunu hepimizin içgüdüsel olarak yaptığına inanıyorum.

Sana söylenene inanmak için, realistik dayanaklara ihtiyaç duyar mısın?
Kesinlikle, hatta bazen yeterli bile olmayabiliyor. Aşırı şüpheci bir insanım. 

Her durumda kısa yolu tercih edenlerden misin? 
Süreci sonuca tercih ettiğim pek çok durum oldu. Fakat her zaman da böyle hareket etmem. Kısacası hayır. Ancak gerektiğinde de kısa yolu düşünmekten ve bulmaya çalışmaktan kaçınmam.

Kendine akışa bırakır mısın? 
Zaman zaman.

Kendi yolunu kendin mi çizersin? 
Kendimi bildim bileli amacım bu. Önceden çizilmiş yollarda hiç rahat hissedemedim.

İstikrar senin için önemli mi? 
Kesinlikle hayır. Her gün farklı ve değişim kaçınılmaz. Bir şeylerin değişip, dönüştükçe güzelleştiğine inanıyorum. Bu süreci görmek her zaman daha ilgi çekici geliyor.