Fırat İtmeç, yeni çağ ve beraberinde gelen üzüntü, karmaşa, ironi, bağımlılık, yeni gençlik konuları üzerine işler üreten bir sanatçı. İtmeç’in sanatında grafik eğitiminin yansımalarını görmek de mümkün.

Yaşın? 
31. 

Nerede yaşıyorsun? 
İstanbul. 

Eğitim durumun? 
Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nden mezunum. 

Hangi alanda çalışıyorsun? 
Genelde plastik sanat alanında üretim yapıyorum. 

Bu alandaki rolün ne? 
Rolüm ihtiyacım olan duruma göre disiplinlerarası değişiklik gösterebiliyor ancak kendimi ressam olarak tanıtmak hoşuma gidiyor. 

Bu alanda ne kadardır çalışmaktasın? 
Plastik sanat pratiğiyle uğraşan çoğu sanatçı gibi “Kalemi elime ilk aldığım günden beri bırakmadım.” diyebilirim. 

Kendini bir proje üzerinde çalışırken kusursuz iş yapan biri olarak tanımlar mısın? 
Böyle bir tanımlamanın bana uygun olduğunu çok düşünmüyorum. Genelde kendi içerisinde kusurlu işler üretiyorum ve konuları kusurlu yönlerinden ele almayı tercih ediyorum. 

Değişikliklere açık mısın? 
Pek öyle söylenemez. Bazı konularda kapalıyımdır. Bu kapalılık ukalaca “En iyisi benim bildiğimdir ve değiştirilemezdir.” tarzında bir söylemden ziyade; konforlu alanımda kalmak isteme korkaklığımdan kaynaklanıyor. 

Her olayın en az iki tarafı olduğunu düşünenlerden misin? 
Evet. Hatta iki tarafı var demek bile oldukça yanlış bir yargı bence. Şu an dünyada ortalama sekiz milyar insanın yaşadığını varsayarsak en az o kadar tarafı olduğu bariz bir gerçek. Diyalektik düşünceye inanıyorum. 

Aynı anda çoklu projelerde çalışmaktansa tek bir işe yoğunlaşmayı tercih mi edersin? 
Birden fazla projeyle ilgilenmek bana ayrı bir motivasyon oluyor. Birinden sıkılıp direkt olarak öbür işle ilgilenmeyi çok seviyorum. Bir tür aktif dinlenme yapıyorum da diyebiliriz. Bunu çabuk sıkılan, yeni model insan tavrıyla da bağdaştırabiliriz tabii. Odaklanma problemleri için çeşitli oyunlar yaratmak gibi... 

Kendini genel olarak ortamlarda en çok gülen kişi olarak tanımlar mısın? 
En yüksek sesle konuşan kişi olarak tanımlarım.

Farklı disiplinlerden insanlarla kolektif çalışmayı sever misin? 
Ortak bir amaç doğrultusunda gayet keyif aldığım, dönem dönem yararlandığım bir çalışma yöntemidir. Ancak sanat üreten çoğu insan için tekillik vazgeçilmezdir. Bu yüzden başkalarıyla bir arada çalışabilme zorluğuna katlanabilmem; kuracağım ortaklığın manevi boyutu güçlü bir kader ortaklığı seviyesinde olmasına bağlıdır. 

Tarih gerçekten de tekerrürden ibaret mi? 
Kesinlikle. Güneşin altında yeni bir şey yok! Merkezinde insanın olduğu çoğu durum öngörülebilir ve tekrara dayalıdır. Tarih de zaman da lineer değil, daireseldir. 

Kuralların iyi sebeplerle koyulduğuna ve bir şekilde gerekli olduğuna inananlardan mısın? 
İnsanı ve kültürleri oyundan hariç düşünemeyiz. Oyunlar da kurallardan ayrı düşünülemez. Kuralların koyuluş amaçlarını ‘iyi veya kötü sebepler’ diye ayırmak yanlış olacaktır. Ancak şöyle diyebilirim ki; kuralları güçlüler koyar ve güçlüler diğerleri için neyin iyi olacağıyla pek de ilgilenmez. 

Kendini sistemin bir parçası olarak görüyor musun? 
Tabii, en aşağılığından hem de.

Mantığından ziyade iç sesinle mi çalışıyorsun? 
Çoğu zaman evet. 

İşlerin kendi istediğin şekilde yapılmadığını gördüğünde bu duruma sinirlenir misin? 
Bürokratik işler dışında sinirlenmem ama devlet dairelerinde çalışanlar beni bitiriyor. 

Sorumluluk almayı seven biri misin?
İyi sorumluluk alırım, aldım mı yerine getiririm ama almasam daha iyi tabii. 

Kolay heyecanlanır mısın? 
Evet.

Bulmaca insanı mısın? 
Keyif insanıyım. 

Daha ziyade büyük resme bakanlardan mısın? 
Büyük resim para eder. 

Sadece cevap vermek için cevap verenlerden misin? Bir nevi, son sözü ben söylemeliyimciler. 
Of! Ne yazık ki evet.

Planına sadık kalır mısın?
Planlarım bana sadık kalmayabiliyor.

İnsanların tavsiye için başvurduğu bir kapı mısın?
İnsanların değil ama manyakların, düşkünlerin, goblinlerin evet.

Biri fikrini sorana kadar susanlardan mısın?
Çok samimi olmadığım bir ortamdaysam evet.

Hangi durumda olursan ol, çıkış yolunu bulur musun?
Oyalanırım.

Sana söylenene inanmak için, realistik dayanaklara ihtiyaç duyar mısın? 
Duymamak isterdim ama maalesef duyarım.

Her durumda kısa yolu tercih edenlerden misin?
Bu bir tercih meselesi olmayabiliyor her zaman.

Kendini akışa bırakır mısın?
Bırakırım ama tırnaklarımı yiye yiye.

Kendi yolunu kendin mi çizersin?
Yaşadığımız dünyada kendi yolunu çizmek biraz fazla romantik bir hayal gibi.

İstikrar senin için önemli mi?
Kısa vadede çok istikrarlıyımdır.