Resim, tasarım ve heykel alanında çalışmalar yapan Deniz Defne Acerol, kendini sistemin bir parçası olarak görmüyor ve devamlılığın başarının tek yolu olduğunu düşünüyor.

Yaşın? 
31 Yaşındayım. 

Nerede yaşıyorsun? 
İstanbul'da yaşıyorum. 

Eğitim durumun? 
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Resim okudum. 

Hangi alanda çalışıyorsun?
Resim, tasarım ve bazen heykel alanında çalışmalar yapıyorum. 

Bu alandaki rolün ne? 
Resim alanında günümüzde baktığını çizebilme becerisi göz ardı edilmiş durumda. Gördüğünü kağıda aktarabilmek, desen yoluyla konuşabilmek neredeyse unutulmuş veya unutturulmak isteniyor. Çünkü bu beceri yıllarca el, göz ve beyin koordinasyonu üzerinde zorlayıcı çalışmalar yapmayı gerektiriyor. Bir çeşit sanatçıların sorumluluk almaktan kaçtığı bir alan. Bence başarılı olmak istiyorsanız ihmal edilen sorumlulukları seçip bulmak gerekiyor. Hayal etmeyi, hikayeler kurgulamayı çok severim. Benim için hayal ettiklerimi düzgün bir dille yani desenle anlatabilmek çok önemli yoksa tekniği eksik kalmış naif bir kişi olmaktan öteye geçemem. Yani resim alanında Bosch’un, Bruegel’in, Dürer'in boya anlayışını ve Rembrandt’la ve Goya’nın gravür anlatımlarını birleştirdiğim teknik bakımdan oldukça yoğun çalışmalar üretiyorum. Hayalperest karakterimse bütün bu yoğun teknik çalışmaları çizgi roman tadında resimler üretmeye yönlendirdi. 

Bu alanda ne kadardır çalışmaktasın? 
2007 yılında teknik olarak ders almaya başladım. 2013’te Mimar Sinan’dan mezun oldum ve sadece resim çizerek para kazanmak istiyorsam bütün gücümle asılmaktan başka bir çarem olmadığını gördüm. 2019 yılında günde 18 saat çalışmam sonucunda tükenmişlik sendromu yaşadım. Sanırım, Türkiye’de sanatçıların çok yaşadığı bir olay değil. Halimden pek kimse anlamamıştı. Cümle kuracak kadar bile enerjim kalmamıştı. 

Kendini bir proje üzerinde çalışırken kusursuz iş yapan biri olarak tanımlar mısın? 
Kesinlikle elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Bütün hayat enerjimi siparişlerime veya elimdeki projeye yatırıyorum. Daha önce bahsettiğim sağlık sorunlarımdan sonra tasarım aşamalarını günlere belki aylara bölmeye başladım. İşin tamamlanma süreci ciddi anlamda uzamış oldu ama en azından şimdilik bir sağlık sorunuyla karşılaşmadım. 

Değişikliklere açık mısın? 
Sanatçıların yaşadığı en büyük problem her günün tamamen özgür ve birbirinden farklı olması. Hiç bir şeyin aynı olmaması, sürekli değişmesi insan psikolojisini bir anlamda yıpratan bir şey. Ben sürekli değişiklik arayan biriyim. Yeni insanlar, yeni hobiler yeni şehirler cafeler restaurantlar denemeyi çok severim. Deneyip sevdiğim şeyleri ise her gün yapmaya bayılırım. Bahsettiğim belirsizlik durumunu dengelemek için her gün gittiğim belli cafeler vardır mesela. Benim için şu an en önemli şey her gün kürek çekmek. Umarım hep devam edebilirim! 

Her olayın en az iki tarafı olduğunu düşünenlerden misin? 
Evet böyle düşünüyorum diyebilirim. Aslında benim için kötü olmuş bir deneyim veya bence kötü biri bir başkasının hayatının iyi yönde ilerlemesini sağlayabilir. Bir bakımdan her şeyin ve herkesin bir değeri var. Kötü deneyimler de sonuçta karakterimizin sağlamlaşmasına yarıyor. 

Aynı anda çoklu projelerde çalışmaktansa tek bir işe yoğunlaşmayı tercih mi edersin? 
Tek bir projeye bütün enerjimi yatırdığım için bir işe yoğunlaşmayı tercih ederim ancak maalesef çalışma sürelerimin uzamasından dolayı geçen sene aynı anda 5-6 proje üzerinde çalışmam gerekti. Bu enerjiyi nereden buldum ben de bazen şaşırıyorum.. 

Kendini genel olarak ortamlarda en çok gülen kişi olarak tanımlar mısın?
Tabii, gülmeyi ve mümkünse güldürmeyi çok severim. Beni güldürmek için uğraşan insanları da ayrıca severim :)) 

Farklı disiplinlerden insanlarla kolektif çalışmayı sever misin? 
Bu sene ilk defa kolektif bir çalışmada yer aldım. Genelde koleksiyonerlerimle resim tasarlıyorum ve beni tasarlama sürecinde rahat bırakan kişileri tercih ederim. Zorlu bir proje sonucunda yeni bilgiler öğrenebileceğim, farklı disiplinlerden insanlarla bir kolektif çalışmaya her zaman açığım. 

Kuralların iyi sebeplerle koyulduğuna ve bir şekilde gerekli olduğuna inananlardan mısın? 
Evet kuralcı biriyim. Toplumların huzurla bir arada yaşayabilmesi için belli kural ve kanunlara ihtiyacı var. Herkesin iyi niyetli ve nazik davranacağını varsayamayız. Mesela elektriğin sonsuza dek kesildiğini düşünün. Medeniyet bir anda çökerdi herhalde. Bununla birlikte rahat bırakılmayı da çok severim. 

Kendini sistemin bir parçası olarak görüyor musun? 
Hayır görmüyorum. Sistemin dışında kalmak için çok acı çektim. Bu yönde devam etmesini de çok isterim. 

Mantığından ziyade iç sesinle mi çalışıyorsun?
İkisini bir arada kullanıyorum. Bazen uğraşlarımdan beklediğim sonucu almayınca ne yapacağımı 
şaşırıyorum. Artık oluruna bırakmaya başladım galiba… ☺

İşlerin kendi istediğin şekilde yapılmadığını gördüğünde bu duruma sinirlenir misin? 
Eskiden çok sinirlenirdim. Herkesin düşünce ve duygularını bir bakımdan kontrol etmeye de çalışıyordum galiba, çok hatırlamıyorum. Artık herkes istediğini yapsın diye düşünüyorum. Aslında evcil hayvan sahibi olmak gibi bir durum neredeyse. Mesela artık kedim de olsun istemiyorum. Hayvanların davranışlarını kontrol etmek çok yorucu. Bir yerde bana uygun bir ortam, insan veya çalışma şekli var sadece gidip bulmam gerekiyor diye düşünüyorum. 

Sorumluluk almayı seven biri misin? 
Yeteneklerimi geliştirdiğim alanlarda tabii ki sorumluluk almaya bayılırım. Çirkinliğin sanat diye sunulduğu zamanlarda insanlara güzel bir eser bırakmayı sorumluluğum olarak görüyorum. 

Kolay heyecanlanır mısın? 
Tabii çok heyecanlı biriyim sadece gizlemeyi öğrenmem gerekti. Herkes heyecanlı kişilerden hoşlanmıyor. Ben ise heyecansız insanları çok sıkıcı buluyorum. 

Bulmaca insanı mısın? 
Hiç sevmem. Neyse ne, açıkça söylensin isterim. Ama mesela insanların karakteri ve davranışlarından gözlemlediğim kadarıyla senaryolar uydurmayı seviyorum. 

Daha ziyade büyük resme bakanlardan mısın? 
Detaylarda takılıp kalıyorum. Büyük resmi görmem biraz zaman alır. 

Yaratıcılık sence nedir? 
Aklına gelen fikirleri not edip- not edebilmek de önemli-sanat tarihine kendinden bir şey katarak yeni bir eser yaratabilmek. Fikirler not edilmezse yaratıcılık serserilik gibi bir şey, ortalıkta boş boş gezer ve asla gerçekleşemez. 

Planına sadık kalır mısın? 
Elimden geldiğince sadık kalırım. Kendime verdiğim sözü tutamazsam kötü olur.

İnsanların tavsiye için başvurduğu bir kapı mısın?
Hayır ama istenmediği halde tavsiye vermeyi severim. Belki de kendime tavsiye vermeye çalışıyorum. 

Hangi durumda olursan ol, çıkış̧ yolunu bulur musun?
Elimden geldiğince ilerlemeye çalışıyorum.

Sana söylenene inanmak için, gerçekçi dayanaklara ihtiyaç duyar mısın? 
Hemen inanırım sonra söylenenle davranış tutmuyorsa çok kızarım.

Her durumda kısa yolu tercih edenlerden misin? 
Hayır, kısa ve kolayı hiç sevmem. Uzun, zorlu ama kalıcı olanı severim.

Kendi yolunu kendin mi çizersin? 
Evet böyle yapmam gerekti. Fikrim çok çabuk değişebiliyor. Kimsenin tavsiyesiyle hayatımı şekillendiremeyeceğim.

İstikrar senin için önemli mi?
Devamlılık başarının tek yolu. Ayda bir saat resim yapıp kendime ressam diyemem.