%100 sahnesinde izleyeceğimiz Black Midi, İngiltere’den gelen misafirlerimizden bir diğeri. Kendilerinin bol katmanlı ve keyifli kaotik müziğine aşinayız, dolayısıyla sohbetimiz de oldukça sıcak geçiyor.

Klasik bir giriş yapalım; Her şey yolunda mı? Pandemi sizin için nasıl geçti ya da geçiyor?
Cameron: Genel olarak çalkantılıydı diyebilirim… Bazen iyi, bazen kötü olarak devam ediyor.  
Geordie: Benim için garip şekilde son zamanların en iyi iki senesiydi.

Sizin için ‘gürültü’ kelimesi ne ifade ediyor?
Geordie: Basitçe tanımlamak gerekirse; düzensiz hareket eden (belki de bu da kendi içinde bir düzendir) ve bilinçdışını temsil eden seslerdir.

Sizce ilk albümünüz Schlagenheim ile yeni işiniz Cavalcade arasındaki en büyük fark nedir? 
Geordie: Yine teknik bir yerden gireceğim; akor geçişleri, yazdığımız notalar ve kullanılış şekilleri ve tabii ki atmosfer oldukça farklı bir forma sahip.

Instagram profilinizde, konserlerinizi tanıtırken oldukça ilginç bir yöntem izliyorsunuz; Göteburg konserinizde ABBA, Stockholm konserinizde Robyn ve Manchester konserinizde Oasis fotoğrafları kullandınız. Dolayısıyla soruyoruz; İstanbul konseriniz için sırada hangi fotoğraf var?
Cameron: Kesinlikle futbolla ilgili bir şey!

Bu arada İstanbul dinleyicisinden ne bekliyorsunuz? Ya da onlar sizden ne beklemeli?
Geordie: Harika bir havai fişek gösterisi… Şaka bir yana; İstanbul için oldukça heyecanlıyız.

Bu soru özellikle Morgan için; efsanevi davulcu Bill Bruford’la tanıştın ve bir podcast kaydettiniz. Bir davulcu olarak neler hissettin? 
Morgan: İlk hissettiğin şey durumu tam anlayamamakla acayip yakın hissetmek arasında bir his oldu. Sonrasında zaten çok samimi bir iletişim gelişti. Gerçek bir efsane!

Konu Bill Bruford’dan açılmışken; sizin favori King Crimson döneminiz ne? 
Geordie: Kesinlikle 1973/74 suları!

Büyük oranda doğaçlamadan beslenen bir müzik yapıyorsunuz, yeni müzik bestelerken sizi o ortak akışın içine sokan yegane şey ne? 
Cameron: Bence bizim gibi üreten müzisyenlerin beslendiği ve dahil olduğu ortak bir akış var, bu akış eski köklere dayanan, içinde huzuru, güzelliği, dehşeti, deliliği, enerjiyi, durağanlığı ve hipnozu aynı anda taşıyan kuvvetli bir ruhu temsil ediyor. 

Yeni dönem ana akım müziklerden vazgeçemedikleriniz var mı? 
Cameron: Ben gerçekten bu tarafa pek hakim değilim…
Geordie: Biraz demode olacak ama ben hala Psy - ‘Hangover’ın etkisindeyim… Bir de Sweeney Todd - ‘The Worst Pies In London’ var….