Tasarım, sanat ve iç mimarlığın kesiştiği noktada Betül ile karşılaşıyoruz. Sorularımıza verdiği cevaplar gibi sakin ve dengeli bir ruh haliyle bizi selamlıyor. Konuştukça, içerideki derinliğine aşina oluyoruz. 


Yaşın? 
25.

Nerede yaşıyorsun? 
Weimar, Almanya.

Eğitim durumun?
Yüksek lisans.

Hangi alanda çalışıyorsun? 
Tasarım, sanat ve iç mimarlık.

Bu alandaki rolün ne? 
İşin kapsamındaki ihtiyaca ve beklentiye yönelik olarak değişiyor. Bazen çizer, bazen iç mimar bazen tasarımcı, bazen de hepsinden birazcık.

Bu alanda ne kadardır çalışmaktasın? 
4 yıldır.

Kendini bir proje üzerinde çalışırken kusursuz iş yapan biri olarak tanımlar mısın? 
Tanımlayabilirim ama birden çok parametre var. Bazen işler planlananın aksine ilerleyebiliyor ve siz yeni bir gidişat belirleyerek proje bazında kusursuza ulaşmaya çalışmak durumundasınız. Kısaca “kusursuz” için bir sürü kusur işlemek gerekiyor.

Değişikliklere açık mısın? 
Her şey için istisnasız açığım diyemeyeceğim ama çoğunlukla evet açığımdır, aksi taktirde hayat çok monoton.

Her olayın en az iki tarafı olduğunu düşünenlerden misin? 
Hatta en az iki olmakla beraber, ikiden daha fazla tarafı olduğunu düşünüyorum.

Aynı anda çoklu projelerde çalışmaktansa tek bir işe yoğunlaşmayı tercih mi edersin? 
Etmem. Birden çok iş üzerine çalışmak zihnimi daha esnek hissetmemi ve daha fazla motive olmamı sağlıyor. Tek bir işe tamamen yoğunlaşmak bazen stres seviyemi arttırabiliyor.

Kendini genel olarak ortamlarda en çok gülen kişi olarak tanımlar mısın? 
İkinci en çok olabilir ve biraz da kimin yanında olduğuma bağlı.

Farklı disiplinlerden insanlarla kolektif çalışmayı sever misin? 
Kesinlikle. Farklı alanlar üzerine uzmanlaşmış kişilerin perspektiflerinden işlerimi okuması bambaşka kapılar açıyor zihnimde. Hem oldukça ilham verici hem de farkında olmadığım şeyleri algılamamı sağlıyor.

Tarih gerçekten de tekerrürden ibaret mi? 
Geçmişte yaşananların artık tekerrür etmeyeceğini, toplumun değiştiğini ve bir daha asla olmayacağını düşünmek kolay ve pek şaşırtıcı değil. Ne var ki geçmişten gelen meseleler hala şimdinin gündemi haline gelebiliyor. Kimimiz bunun farkında, kimimiz de değil.

Kuralların iyi sebeplerle koyulduğuna ve bir şekilde gerekli olduğuna inananlardan mısın? 
Kurallar hem yapıcı hem yıkıcı etki yaratabiliyor.   

Kendini sistemin bir parçası olarak görüyor musun? 
Evet. Görmüyorum demek kendini kandırmak gibi. Ama sistemin bu kadar içinde yer almak ister miydim, açıkcası bilmiyorum...

Mantığından ziyade iç sesinle mi çalışıyorsun? 
İkisiyle birlikte.

İşlerin istediğin şekilde yapılmadığını gördüğünde bu duruma sinirlenir misin? 
Bazen ama dünyanın da sonu değil. İşler her zaman istediğim gibi yürümeyebilir. Bu durumla barışığım.

Sorumluluk almayı seven biri misin?
Kendime güvendiğim bir alan ise evet severim.

Kolay heyecanlanır mısın? 
Heyecanlanırım. Pek dikkat çekmeyen bir şey, ona yüklediğim anlamdan dolayı çok heyecanlanmamı sağlayabilir ve bu gibi şeylerin sayısı biraz fazla.

Bulmaca insanı mısın? 
Sabırsız olduğum için pek değilim. Dedemle beraberken eski bir alışkanlığımdı.

Daha ziyade büyük resme bakanlardan mısın? 
Evet, bütündeki güzelliği kaçırmamak için detaylarda boğulmamaya çalışıyorum.

Sadece cevap vermek için cevap verenlerden misin? Bir nevi, son sözü ben söylemeliyimciler.
Hayır, söyleyecek bir şeyim yoksa sanırım sessiz kalıyorum. Hatta son sözü söylemeyi hiç sevmem. Başı, sonu olmayan şeyler daha güzel ve rahatlatıcı.

Planına sadık kalır mısın?
‘‘Nasıl bir plan hiç başarısız olmaz biliyor musun Ki-woo? Plansız olmak. Plan yapmamak. Neden biliyor musun peki? Bir plan yaparsan, hayat o planı hep bozar. Plan olmadığı sürece hiçbir şey ters gitmez.’’ Parasite 2019.

İnsanların tavsiye için başvurduğu bir kapı mısın?
Evet, genelde fikrimi filtresiz beyan ettiğim için gerçekleri duymak isteyen arkadaşlarım sıklıkla bana danışır. Bazen de gerçekleri duymak istemedikleri için benden uzak dururlar.

Biri fikrini sorana kadar susanlardan mısın?
Hayır, o an faydalı olacağını düşündüğüm bir bilgi varsa paylaşmaktan çekinmem.

Hangi durumda olursan ol, çıkış yolunu bulur musun?
Hayatta her şey geçici olduğu için bir çıkış yolu bulunur.

Sana söylenene inanmak için gerçekçi dayanaklara ihtiyaç duyar mısın? 
Evet. Çünkü bana söylenen, söyleyen kişinin algısından geçmiştir.

Her durumda kısa yolu tercih edenlerden misin?
Bazen kısa yolu tercih etmek isterdim ama sanırım hayatımın bu döneminde tam tersini yapıyorum. Kısa yolu tercih etmek her şeyi çok hızlı tüketmeye neden olabiliyor. Bu yüzden uzun yollar beni mutlu ediyor.  

Kendini akışa bırakır mısın?
Mantık-iç ses ikilisine bağlı olarak bazen bırakırım.

Kendi yolunu kendin mi çizersin?
Evet.  

İstikrar senin için önemli mi?
Hayatta kalmak için belirli bir 'düzenlilik' içerisinde sürüp gitmek gerekiyor elbette. Önemli değil demek mümkün mü?  

Yaratıcılığı nasıl tarif edersin?
Yaratıcılık benim için plansız ve izlenime dayalı bir süreç.